Kendi blogunu oluştur ;)

sahrud3

Ağustos 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Ağustos 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

ULAŞ ve DENİZ

Bir parça aşk olsaydı yaşadıklarımızda, bitmezdi
İki kişi yaşarsa, işte o zaman aşk oluşur.
Bir damla gözyaşımız gerçek olsaydı, ölmezdi.
Gözyaşı bir boşa akar, bir hüzün doludur.


Kaç çocukluğu olur insanın bir düşün.
Kaç gerçek yaşar topu topu?
Kaç kez sever?


Benim için hepsi tek ömürlü yaşanılandır.
Sade gerçekler çıkabilmiş şu ömrümde,üçe yahut beşe..


Yaptığım fedakârlıktı Deniz, senin uğruna.
Gerçeklerim senin için yaptıklarımdı.
Sendin tüm çocukluğum ve dahası..


Gün geldi inkâr etmedin sevgiyi belki,
Sevmiştim, soğudum dedin.
Sevmiştin ya..
En azından birazımız gerçekmiş..
İnkar da olurdu belkide,buna da şükür..


Derken, diyor ki şairin dizeleri;
Terk etmek, yaşanılan her şeyi inkâr etmekmiş...
Zormuş yarı yolda kalmak,
Bırakılmak...


Belki bir parça aşk olsaydı yaşadıklarımızda, bitmezdi.
İki kişi yaşarsa, işte o zam an aşk oluşur.
Bir damla gözyaşımız gerçek olsaydı belki, ölmezdi.
Gözyaşı bir boşa akar, bir hüzün doludur.

 YUSUF ÖNAÇ

HASRET AKŞAMLARI

Bir gariptir hasret akşamları
Hep sen kokar dört bir yanımda
Elini tutmak için uzanır ellerim
Hep bomboş kalır
_________________hasret akşamlarında
Sana sarılmak için açılır kollarım
Yastıklarla kucaklaşır
_________________hasret akşamlarında
Gözlerine bakmak ister gözlerim
Tavanları seyreder durur
_________________hasret akşamlarında

Kalbim;
Kalbim senin sıcaklığınla atmak isterken
Yalnızlığın korkusuyla çarpar hep
_________________ hasret akşamlarında


İşte böyle bir tanem hasret akşamları
Hep sensizlik,
Sensizlik,
Sensizlik...

Şimdi bu sensizliklerle beraberken,
Seni hayal ediyorum ve
Bir öpücük konduruyorum dudaklarına
Hasret akşamlarında...

BİR YUDUM SEN

Sana uyandım bu sabah
Günü sana yordum
__________________Sen yoktun!

Sana dokundum yüzümde
Sana baktım gözlerimde
__________________Sen yoktun!

Sana yazdı kalemim
Sana döküldü sözlerim
Sana konuştu dilim
Sana yandı türkülerim
__________________Sen yoktun!

Bulut bulut sana doldum
Çisil çisil yağdım sana
__________________Sen yoktun!

Sana sevdim bugün/de
Yüreğine gözyaşlarımı akıttım
Sevgimi ummanlarına
__________________Sen yoktun!

Sevinçlerimi sana saldım
Hüzünleri içerime

Sana titredi bedenim
Hayalini sardı benliğim
Tenime sokuldukça suretin
Tâb halim oldun
Vecd halim oldun
__________________Sen yoktun!

Sana susadım, tutuştum sana
Sana yandım/da gecelerce
Bir yudum sen bulamadım

__________________Yoktun!

alıntı...


YALNIZ BİR OPERA

Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu.
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

Başlangıçta doğruydu belki.
Sıradan bir serüven, ratsgele bir ilişki gibi başlayıp,
Günden güne hayatıma yayılan,
Büyüyüp kök salan , benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren
Bir aşka bedellendin.
Ve hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
Bütün kazananlar gibi
Terk ettin...

MURATHAN MUNGAN

BİR MEVSİMİN ACI GERÇEKLERİ


""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözünün
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi

Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara’nın
Ankara’nın sonbahar yaprakları
ayvalar sarı
hüzünler olgun
yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda

Ben yanımda çok acıklı
epey yol üstü sözler getirmiştim.
“Sanki terk edilmiş bir viraneyim
her yanım dağılmış yıkılmışım ben”

Okul önlük mevsimi
ve kaplanması kitapların
cumhuriyet gazetesiyle
bir ön beslenme çantası kompleksi
malum şu otlu peynir meselesi

Saçlarını süt mısırı örgü yapmış
bir al yüz koca göz görüyorum.
Sanki o tehlikeli yolun başındayım
Aşk’a geliyorum!
ama yanıma hep
köy zılgıtlı sözler almışım
arabesk kalıyorum
her kent soylu aşkın karşısında
“Bir kulunu çok sevdim” diyorum
“O beni hiç sevmiyor” diyorum
“Kalbimi ona verdim
artık geri vermiyor” diyorum.

YILMAZ ERDOĞAN

GİZLİ BİR EL YAPIMI İÇİN ÇOK SESLİ SEVİ

Sen,
sen olalı böyle gün böyle el
böyle alkış görmedin
seni böyle sevmenin saatindeyim
sabaha karşıyım, gece yanlısıyım
dünyanın en kalabalık yalnızıyım
mısralarımı çare bilenler bilsinler
ayan beyan gece gece
bir insan kadar acılıyım

sen sen olalı
güzel günler yaşamadın
bensiz kasımlar geçti üstünden
hiçbir sevdayı ıslatmayan yağmurlarla
gözlerinden tam olarak nereye gidilir bilmem
kaybolmak isterim bizzat
hiç pusula rehber istemem
kabaca tarif edilmiş bir ölümdür aradığım
ölüm arkam sağım solum
yazık bir şaire konulmuş ambargoyum
sen güzel olmadan önce
bu kadar güzel değildi güzel
bir yüze bir perçem ne zaman uğrar
tende rüzgar nasıl kayar
sırtındaki ürperti tabiatın en büyük mucizesidir
bir deprem bir tufan nasıl çaresiz kalır

sen böyle güzel
güzel böyle sen
gelecek sen
bekliyorum
gelme sende olur
sen de yeter
o zaman mutlaka olur
ve sensiz olalı
böyle görünmeye başladı mavi
göz göre göre büyürmüş
umut didişe didişe
aşk yenişe yenişe
mavi yeşile yeşile
o gözlerle sade bakılmaz
anlar da insan
bir sevdayı, bir görmeyle
YILMAZ ERDOĞAN

GS: Çocukluğumuzda aşk?

Yavuz derdimGülümseyen

GS: Meslek Sevgisi

Çocuk bakmak  Gülümseyen Çok zevkli ,çocukları çok seviyorum.Bir de fotoğrafçılık yapmak isterdim,çok keyifli bir iş.

GÜLENDAM'A

Anne bugün öyle uzaktır ki en kısa yollar sana gelmeme,

çıkmaz gibi,

 her saniye öldürüyor beni .

Hüznümün derinliğinde gözlerim kuru

acı ,açlık ,yok oluş

 fark etmeden eritti beni.

Adım deniz kayboldum çoşkunluğumu bilemeden ,

Bedenim halsiz korktum ,korktum anne acizliğimden.

Yitirilen değerlere verdiğin emeğe sahip çıkamadım

Kayboluyorum sizlerin önünde

Çaresiz,kendinde yalnız,terkedilmiş,

Sadece öyle olduğumu düşünüyorum.

Düşünüyorum,düşünmek öldürüyor ya beni...

Anne yüreğinde olmasa bu  kutsallık

Ben bir hiçim,

Hiç...

CANIM ANNEM..GÜLENDAM'ım

ÖLDÜRÜYORSUN BENİ

Gecenin sessizliğinde gömülü umut..Seni mi sevmeliyim sensizliği mi,bilemiyorum..Beynimin içinde dönüp duran soruların yanıtı kimde,bulamıyorum,Sevgilim ölüyorum..Ve sen,uzakta ,öyle umursamaz şekilde durdukça ölümümü hızlandırıyorsun.Neden böyle olduk biz ?