Kendi blogunu oluştur ;)

sahrud3

KURŞUNA PAZAR

Bir nefeslik canım kaldı şu dünyada

O da kurşuna Pazar mı olsun

Yağmalanan hayatımdan kalan ne varsa

O da kaldırımda niye çiğnensin

bir gözyaşı kadar incinmiş gidiyorum

bu kentin yüzündeki acıdan afişleri

bir bir yırtarak duvarlardan

bir gözyaşı kadar incinmiş gidiyorum

burçları hala öfkeyle mağrur

Bizans surlarının oyuklarında

Titreşen kimsesiz çocukların

İsten kararmış gülüşlerine

Biraz umut sürerek

Bir gözyaşı kadar incinmiş gidiyorum

Taşlar gibi çiğnendiğim

Arnavut kaldırımlı sokaklardan

Sökerek gençliğimi

El ayak çekilince semt pazarlarında

Çöplerde zerzavat arayanların

Mahçup gözleriyle çivileyerek yüreğimi

Unut ve sus demiyorum

Yutkunmuyorum,içimi çekmiyorum,inkar etmiyorum

Hayatın granitten bir dağı

Ellerimizle yoğurmak olduğunu

Sevginin körüğüne inatla asılıyorum

En olmaz zamanlarda türkü söylüyorum

Acımasız bezirganların elleri uzanırken

Soframızdaki son lokmaya

Sunturlu küfürleri esirgemeden dilimden

Bilinçle kuşanarak yüreğimi

Çelik tırnaklarımı geçiriyorum

Bileklerine kravatlı hırsızların

Ekmek gibi tüten sevgili

Çorbamdaki reyhanın tadı

Kanma bu afyondan masallara

Kaybolma genzini basan bu esrarın dumanında

Akla ziyan bir yalandır

Ahşapları çürümüş eski konaktaki kızın

Bir gün starlar gibi dönebileceği sokağına

Kalk o tüyleri parlak ekranın karşısından

Sana ne o uçkur hikayelerinden

Kucaktan kucağa hayatlardan sana ne

Son nefesimi çekerken sigaramdan

Ateşini bastırıyorum tenlerine bu renkli balonların

Bir bir söndürüyorum yalancı gülüşlerini

Onların çatapatları arasında gidiyorum

Ekmek gibi tüten sevgili

Çorbamdaki reyhanın tadı

Seni emanet ederek aklındaki cesarete

Gidiyorum

Yıldırımlar düşüyor içimdeki ıssızlığa

Bu kente karşı yalnız ve uykusuzum

Işıkları çoktan sönmüş pencereler

Oyulmuş gözler gibi bakıyor yoksulluğa

Yanağımdaki yaşı silmeden

Ama acımı da sindirmeden bu yaşla

Daha çok sokuluyorum

Che gueveranın gülümseyen fotoğrafına

Bu yalanla aramdaki perdeyi çekiyorum

Denizdeki bütün yakamozları uyandırıyorum

Haber salıyorum dolunaya

Yan gelip yatıyorum döşeğine samanyolunun

İçimde sen

İçimde direncimin çeliği

Bir şiire karışıp gidiyorum

AYDIN ÖZTÜRK